Note 9 almaya değdi mi?

Çok uzun bir süredir hatta başlangıcından beri diyelim iPhone kullanıcısıyım. Hatta ilk kullandığım iPhone 1 “mi denir artık” evde ve çalışır durumda. En son 8 Plus 256GB kullanıyordum. Cihazdan yana bir sıkıntım yoktu. iPhone kullanıyorum derken kendimi Note 9 almaya giderken buldum.

Burada ise Note 9 aldıktan sonra neleri yapabildiğim, neleri yapamadığım, hakkında bir kaç şey karalamak istedim.

Tasarımı ile ilgili bir sıkıntım yok…  gibi…

Kutu bildiğiniz gibi. Kulaklık (AKG), şarj, kılavuz vb. Kutuda beni sevindiren USB-C den USB çevirici. Bu çeviriciyi MacBook bilgisayarımda dahi kullanabiliyorum.

Zevkler ve renkler tartışılmaz. Normal şartlarda Samsung’un tasarımlarını (yüksek düzey telefonları için) sevmişimdir. Note 9 ‘u da sevdim. Elinizde aldığınızda kaliteyi hissediyorsunuz. Sadece tutarken elinizden yılan gibi kayıp gidecek sanıyorsunuz. Cihazın tasarımını çöpe çevirmeyecek bir koruma yöntemi bulsanız fena olmaz.

..gibinin devamı

Bixby hala var ve bir düğme sadece onun için çalışıyor. Değiştiremiyorsunuz. Önceki modeller için düğmeyi işlevsiz hale getirebiliyorsunuz (başka bir işe yaramıyor anlamında) ama Note9 için bu henüz geçerli değil. Arkadaş bırakın bari bu düğmeye kamera falan yapalım.

Benim için çok ama çok önemli diğer bir konu aracımdaki telefon standı. Aracınızda böyle bir aksesuar var ise ve parmaklarınız parmak izi tarayıcısına ulaşıyorsa şanslısınız. Lakin ben değilim. Telefonda bir şey yapmak istediğimde ekranda pin kodu falan girmem gerekiyor. Trafikte telefonla oyalanmıyorum ama bazen, nadiren de olsa gerekli olduğunda imkansıza yakın bir etkileşim oluyor.

Anlayamadığım şey aslında alışamadığım bir şey, klavye. Normalde hızlı yazabilmemle övünürdüm ama bu telefonda bir türlü olduramıyorum. Sanki yazarken telefonu tam olarak tutamıyorum gibi. Yani ölçülerinden dolayı değilde sanki daha çok ekran yapısından dolayı gibi. Alışabilecek miyim onu da bilmiyorum. Emin olduğum tek bir şey var eskisi kadar rahat yazamıyorum.

Note 9 Kurulum ve Eko sistem

Artık platformlar arası geçişler eskisi gibi değil. Yardımcı uygulamalar sayesinde bunu yapabiliyoruz. Yaptık. Uygulamalar fotolar OK.

Fotolar OK, dediysek bir kaç takla atmak durumunda kaldık tabi. Şöyleki, benim eski telefonda 30GB lım foto var idi. Şimdi normal şartlarda Google Drive Backup kullanarak bunları buluta ekleyip sonra yeni cihazınıza indirebiliyorsunuz. 30 kaldır 30 indir toplamda 60GB kuvvetinde iş hacmi yaratmış oldunuz. Ama işte bu hacim sizin kotanızın dibine kürekle vuruyor.

Biz ne yaptık. Önce eski telefondan bilgisayara aldık. Bilgisayardan da yeni telefona şeyettik. Gayet güzel oldu.

IOS’tan geçiş yaptıysanız kişilerinizi düzenlerken biraz bocalayabilirsiniz. Google kişiler özelliği yanlış bir seçenekteyseniz google+ kişilerinizide gereksiz bir şekilde listenize ekleyiveriyor. Bu bazılarınız için gereksiz olmayabilir. İtirazım yoktur.

Bu sebepten Google kişilerimin eski olarak düşündüklerimin hepsini sildim ve iCloud üzerinden aktif olanları yeniden ekledim. Güncel kişileri eklediğim profili telefon üzerinden aktif yaptım. Şimdilik her şey normal görünüyor.

Eski bir iPhone kullanıcısı olarak kurulumda dikkat etmeye çalıştığım başka bir konu ise ikiz uygulamalar. Yani Google servislerinin çalışabildiği bir işletim sistemi içinde aynılarının (işlevsel değil de amaç olarak) var olduğunu bilmeniz lazım. Android kullanıcısı iseniz zaten bu türden ikilemlere alışık olmanız gerekiyor.

Mesela Google Takvim var ama aynı zamanda Samsung’un da takvim var. Bunların ikisini de aynı zamanda aktif etmek zorunda değilsiniz. Aynı şey kişiler ve fotoğraflar için de geçerli. İkisinden biri çok kötü demiyorum sadece hangilerini kullanacağıma karar verirken epey bir zaman geçti.

Başka ne gördüm…

Pil ömrü ile ilgili olarak lafı çok uzatmadan söyleyeyim uzun süredir ilk defa yanımda şarj yada yedek pil taşımıyorum. Hafta içi sabah 06.00 da tam dolu alıyorum gece 12.30 da %35 daha kalmış oluyor.

Sosyal medya, e-posta ve mesajlaşma uygulamalarını tam kapasite kullanıyorum. İşe gidiş gelişlerde (toplam 3 saat oluyor) sürekli harita açık ve genelde sabahları Spotify aktif. Bunun haricinde oyun falan yok. Akşam bazen YouTube ‘da açık olabiliyor. Yani günlük aktivitelerimden hiç ödün vermeden pili tepe tepe kullanıyorum ve cihaz hala ölmüyor.

Fotoğraf kalitesi gayet güzel. Super yavaş çekim ise biz sefil son kullanıcılar için mucize gibi bir şey. Karanlık çekimler çok öyle övüldüğü kadar olmasa da muadillerine (bir önceki telefonum ve arkadaşımın telefonu baz alınarak sallanmış bir bilgidir) göre üstün diyebilirim.

Kalem… ahh şu kalem… altını çizerek söyleyebilirim ki, bu telefonda kalemle not alamıyorum. Aslında Note 9 almaya karar verdiğimde kalemle yapabileceklerim için de heyecanlanmıştım. Ne var ki, ben ancak ufak notlar, foto üstü oynaşmalar falan OK. Ama toplantıya gidip masanın üzerinde bu cihazla uzun uzun toplantı notları almayı bir türlü beceremedim.

Bunu tabletimle gayet güzel yapabiliyorum. Ama telefonla yapmaya çalıştığımda büyük işkence. Diğer kullanım ayarları mükemmel. Uygulamaya göre düzenleyebilmek harika.

Şunu da söylemem lazım telefon hiç ısınmadı şu ana kadar. Henüz oyun falan oynamadım ama bulabilirsem bir deneme yapmayı düşünüyorum. Pek oyun meraklısı olmadığımdan sağlam bir tavsiye fena olmaz.

iPhone’dan gelme olduğumdan ön yüzde olmayan parmak izi okuyucusunun nasıl pratik bir şekilde kullanabileceğime bir türlü kanaat getirememiştim. Her ne kadar arabada bu değişikliğin yan etkilerini görüyor olsamda, gün içerisinde kullanımının önceki deneyimlerimden daha rahat olduğunu söyleyebilirim.

Sonuç olarak

Aslında bir cihazı aldığımızda sonuç diye bir şey olmuyor. Bir şekilde yada bir sebepten ya uyum sağlıyorsunuz yada vazgeçiyorsunuz. Şu aşamada memnun olduğumu söyleyebilirim. Tek olası sıkıntım Apple Eko sisteminden tamamen kopamadığımdan aradaki bağlantıyı mantıklı bir şekilde kurabilmem ve yönetebilmem gerekiyor.

Mesela fotoğraflar Google Photos içerisinde olması mantıklı çünkü sınırsız ve bedava. Diğer taraftan MacBook Pro kullandığımdan iCloud içerisinde de kurduğum bir sistem var. Aslında bu sistemi Google Drive’a taşıyabilirim ama daha çok ödemem gerekecek. iCloud daha ucuz. Yani bütün bu handikapları nasıl çözebileceğime bakıcam.

Yani öncesinde yine Google Eko sistemindeyseniz cihaz sizi özellikleri ile memnun edecektir diye düşünüyorum. Değilseniz benim yaşadıklarımı az da olsa yaşamak durumunda kalacaksınız ki bu bazen ekrana dakikalarca boş boş bakmanızı sağlayabilir.

Bu arada benim Google Drive yada iCloud ikilemime bir çözüm öneriniz varsa memnuniyetle alabilirim.

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.