Google Pixel 3 almak istemiştim!

Google Pixel 3 almak istemiştim ama nasip olmadı. Google yeni akıllı asistanını tanıttığı zaman çok canım çekmişti. Her ne kadar tanıtılan özelliklerin Türkiye’ye gelmesi uzun yada imkansız aralığında bir yerde olsa da…

Hani bir gün gelirse ben de arkadaşlarıma yapay zeka ile konuşturur bir hava atarım diye düşünmüş olabilirim.

Yada Apple’ın, bir şekilde, neredeyse hiç bir şey yapmadan sürekli aynı şeyleri farklı isimlerle kakalamaya devam etmesi bende saçma bir reflekse sebep olmuş olabilir.

Neyse sonuçta Android işletim sistemi olan bir mobil telefon almak istemiştim. Google istememdeki sebep ise diğer markalar tarafından sisteme yüklenen mükerrer ve gereksiz uygulama ve servislerini istemiyor olmam, idi…

Çentik mi?

Karar verdikten sonra baya bir beklediğimi söylemem lazım. Bir süre sonra Pixel 3 için sızıntılar gün yüzüne çıkmaya başladı. Kararımı vermeme sebep olan işletim sistemi orada, ama tasarım bende tam bir hayal kırıklığı yaşattı.

Yani herkesin bayıltırcasına konuştuğu o “çentik” falan artık nasıl isimlendiriliyorsa, görmemek mümkün değil ve gerçekten çirkin. Gizlesen olmaz, koca ekranda simetrikten yoksun bir eksilme oluyor. Gizlemesen arkadaş orda öylece boşuna duran kocaman bir alan var. Neyse ben sevemedim işte…

Ama işte sızıntı diye pek ihtimal vermedim bu yüzden gerçek görüntüler çıkıncaya kadar beklemede kaldım. Sonunda gerçek görüntüler de çıktıktan sonra yapabileceğim pek fazla bir şey kalmamıştı. Doğal olarak Google Pixel 3 almak bana hayal oldu.

iPhone ile devam edecektim…

O sıralarda Samsung 9 serisini yüzümüze yüzümüze vurmaya başladı… Yani aslında biraz daha önce vurmuş olabilir ama ilk başta söylediğim nedenlerden ötürü pek sıcak bakmıyordum. Aslında Samsung için iki problemim vardı. Bunlardan birincisi çifte servis ve uygulamalar. Diğeri ise “Bixby Özgürlüğü(!)”…

Zaman da daralıyor tabi, bir telefon almam lazım o zaman resmi olarak Pixel daha açıklanmadı bile, Samsung bana kenardan göz kırpıyor ama görmezden geliyorum.

Bu arada Apple yeni ve başında yine “daha” ların çokça olduğu bir sürü yeni telefon çıkartmış. “Lan yine mi Apple” derken birden fiyatları görüyorum. Kısa bir şaşkınlık ve seğirmeden sonra alamayacak olmamın hafifliği ile kapıyı kapatıp oradan kaçıyorum…

Köşede malum Samsung bekliyor. Bu arada arkadaş neden Huawei almıyorsun bak kamerası çok güzel diyor. Bakıyorum harbiden güzel ama işte kamera çok güzel olsun diye diğer özellikleri riske atmak istemiyorum. “Olmazsa fotoları senlen çekeriz” diyorum ve arkadaşı atlatıyorum.

Derken bacanak geliyor “kardeşim değiştirmek istiyorsan şimdi tam zamanı zira Samsung için her yerde kampanya var diyorlar…” bunu demekle kalmayıp gidip hem kendine hem eşine bir tane S9 alıyor.

Ben de akşamına bir de elimde bakayım belki derken kendimi iPhone’dan Samsung’a veri transferi yaparken buluyorum. Google Pixel 3 almak isterken kendimi nerelerde buluyorum, inanılır gibi değil.

Google Pixel 3 almak tabi yalan oldu. Şunu da kabul ediyorum. Pixel 3 gerçekten güzel cihaz, hatta özellikle fotoğraf konusunda çok çok iyi. En azından incelemesini yapan herkes bu şekilde yorum yapıyor yoksa ben şahsen denemiş değilim.

Google Pixel 3 almak yalan olunca…

Pixel ile benim Note9 arasında özellikler açısından pek bir fark yok. Note9 bir tık daha ilerde görünüyor. Aslında normal bir son kullanıcı profilinde olduğumdan aradaki farkı anlayabileceğimden bile emin değilim. Bu yüzden ikisi arasındaki aşırı göze çarpan tek fark tasarım. Bu da benim için çok önemli olduğundan aldığım karardan pişman değilim.

Şimdilerde hala ve sabırla bixby düğmesini Google asistan için kullanabilmenin ihtimalini severek bekliyorum.

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.