Sosyal Temizlik projesi; Facebook ile başladık

Herkes yapıyor bu aralar, yani o kadar da matrak bir şey değil. Konuyu burada dillendirmemin farklı bir sebebi var. Facebook ‘tan kaçışımın sebepleri arasında gizlilik, bilgi güvenliği gibi konular yok. Bütün bu güvenlik, gizlilik konuları -artık- o kadar da önemli değil, en azından benim kaçışımın temelinde bu sebeplerden biri bile yok.

Bu kararı almamdaki en önemli motivasyonum, olmasa da olur diyebileceğim tüm kalemlerden kurtulabilmek. Zamanımı boşa harcayan tüm aksiyonlardan kendimi uzaklaştırmaya çalışıyorum.

Bunu uzun zamandır düşünüyordum. O zamanlar “olsa da olur, olmasa da” dediğim için sürekli olarak görmezden gelip erteliyordum. Durum sizde de aynımı bilmiyorum ama “olsa da olmuyor…”. Yani bir şey var ise ve orada ulaşabileceğiniz bir mesafedeyse, mutlaka varlığını size hissettiriyor. Bir şekilde hayatınızın bir yerinden size dokunmayı başarabiliyor.

O kadar derin bir kuyu ki, bir arkadaşınızın video paylaşımı, arkasından gelen diğerleri ile birlikte saatlerinizi alabiliyor. Sanki hiç bir işiniz yokmuş gibi, hipnozdaymış gibi, sürekli olarak bir sonraki paylaşıma otomatik olarak ilerliyorsunuz. Yani aslında başkaları için çok şey yapıyor olabilirsiniz ama kendiniz için hiç bir şey yapmıyorsunuz.

Hayırsız kullanıcı, 80 de neymiş?

Baktığınızda hatırı sayılır bir aktivite geçmişim yok, arkadaş sayım çok az, bir sürü güvenlik ayarı yapmışım neredeyse kimse benimle öyle istediği zaman iletişime geçemiyor. Sadece yakından tanıdığım ve güvendiğim kişilere izin vermişim. Bu kişiler de ailem ve çok çok yakın arkadaşlarım. Yani zaten yüz yüze de sürekli olarak birlikte olduğum insanlar.

Hal böyle olunca durum beni daha da cesaretlendirdi. Bu gazla kapatma hazırlıklarına başladım. Biliyorsunuzdur tüm sosyal medya platformları gibi Facebook da hesabınızı kapatmadan önce aktif olduğunuz dönemdeki tüm aksiyonlarınızı, bilgisayarınıza indirmenize izin veriyor. Ben de öyle yapmaya karar verdim.

Bütün ayarları yaptıktan sonra, indirme işlemini başlatacak, o kadar çok veriyi bilgisayarım indirmekle uğraşırken, ben de kahvemi içecektim. Bilgileri indirmeye başladığımda yaşadığım şoku tarif etmem mümkün değil. Şu kadarını söyleyeyim bütün verilerimi indirmem 2 dakikamı almadı, çünkü onca zaman kullandığım uygulamadaki verim toplamda 80 MB bile değil 🙂 Sevineyim mi, üzüleyim mi, bilemeden kapatma işlemini tamamladık. Kahveyi de üstüne içmiş olduk.

Sanırım Facebook’u sadece doğum günü hatırlatmaları için kullanıyormuşum.

Bunu anlamam en azından bir 10 senemi aldı. Kim bilir kaç saatimi bana doğum günlerini hatırlatmaktan başka bir faydası olmayan bir uygulama için harcadım, hiç bir fikrim yok. Bazı uygulamalar var, telefonunuz üzerinden sosyal medya yada yüklü herhangi bir uygulamayı ne kadar nasıl kullandığınızın kaydını tutabiliyor. Bazı versiyonları engelleme bile yapabiliyor. Ben sadece ne kadar hayırlı kullanıcıymışım diye merak ediyorsanız çok karıştırmadan kullanım bilgilerine bakabilirsiniz.

Ayrıca bilmekte fayda var, Facebook ve Instagram da kullanım zamanlarınız ile ilgili sizi bilgilendirebiliyor. Ayrıca kendinize harici bir uygulamaya ihtiyaç duymadan, uygulama içerisinden, limitler düzenleyebiliyorsunuz. Diğer platformlarda görebildiğim kadarı ile böyle bir durum yok.

Her seçiş bir vazgeçiştir – ( Jean-Paul Sartre )

Jean-Paul Üstad bu sözü daha karmaşık ikilemlerin yarattığı etkiyi anlatabilmek amacı ile söylemiş olabilir. Yukarıdaki sebeplere baktığımda, benim yaşadığım ikilemin bu kadar karmaşık olmaması gerekiyor. Temelde hiç bir işime yaramayan ama sürekli olarak dikkatimi dağıtmada, zamanımı boşa harcamada bir numara olan bir uygulamadan bahsediyoruz.

Ben Facebook ‘u eko sistemimden çıkarmaya karar verdim. Yani bundan sonra, yakın çevrem, benimle Facebook üzerinden değil kalan diğer platformlar üzerinden iletişim kurabilecekler. Benim tek hissetmek istediğim Facebook için (ve sonrasında diğer gereksizler de umarım) harcadığım onca zamanı daha doğru işlerde kullanabilmek.

Yardımcı aksiyonlar

Sadece hesap silmekle olmuyor maalesef. Telefonu ne yapıcaz? Atsan atılmaz, satsan satılmaz. Bu cihazın taşınabilir olması, sürekli ulaşılabilir olması ve dolayısı ile sizi de ulaşılabilir yapması rahatsız edici değil mi? Buna da bir çare bulmak gerekiyor. Bir süredir şöyle bir uygulamam var. Eve gelir gelmez telefonu eşime veriyorum evin bir köşesine yerleştirsin bana söylemesin. Telefon çalarsa falan ben gideyim konuşayım sonra başka bir yere koyayım.

Sizi bilmiyorum ama bu cihaz yakınlarımda durduğunda o an her ne yaparsam yapayım bir gözüm devamlı onda oluyor. İşin ilginç tarafı, hiç bir uygulamanın uyarı ayarları açık değil. Sadece telefon, sms ve WhatsApp açık. Artık içime nasıl işlemiş ise yine de gözümü alamıyorum.

Bilgisayarım ayrı bir dünya. İlk yaptığım şey o an kullandığım uygulama harici hiç bir uygulamayı açmıyorum. Aynı telefonda olduğu gibi hiç bir uygulama için uyarı sistemi aktif değil. Bu şekilde biraz da olsa rahat çalışabiliyorum.

Diğer platformlara torpil mi geçtim?

Alakası bile yok! Sadece sigarayı bir anda bırakıp krizleri atlatamayıp, daha çok içmeye başlayan insanlar gibi olmak istemiyorum. Her şeyden önce kendimi tanıyorum. Her ne kadar çok paylaşım yapan bir olmasam da, bu platformların gereğinden fazla vaktimi çaldıklarını biliyorum.

Diğerlerine de sıra gelecek. Zaten diğerleri dediklerim twitter ve Instagram başka da bir şey yok, sanırım… Twitter ‘ı sadece haber siteleri, yüz yüze görüşemediğim bir kaç arkadaş ve tüketici olarak problem yaşadığım markalara çemkirmek için kullanıyorum.

Benim asıl zayıf noktam Instagram. Aynı zamanda amatörce fotoğraf çekmeye çalıştığımdan bir şekilde içten içe oraya aidiyet duygum çok güçlü. Ama bununla da ilgili çalışmalarım yok değil. Şimdilik günlük kullanımımı 15 dakikaya kadar indirebildim.

Yani, ne oldu, ne olacak?

Benim için durum şu şekilde. Bu kardeşiniz uzun süredir kullanmadığı, kullansa da pek bir katkısı olmayan, eşyaları ya evinden atmaya çalışıyor, yada kapladıkları alanları daraltmaya çalışıyor. Bu şekilde onlardan boşta kalan yerlere daha faydalı bir şeyler koyabilir yada hiç bir şey koymadan öylece boş alan kazanabilir.

Sosyal platformlara varlıklarından dolayı bir düşmanlığım yok, aksine doğru şekilde kullanıldıklarında inanılmaz işler yapılabileceğinin farkındayım. Sadece olayı bağımlılık derecesinde abartmak istemiyorum. Sadece doğru zamanda, doğru işler için, en önemlisi, dengeli bir şekilde kullanabilmek istiyorum.

1 comment

  1. Yazını okuduktan sonra sosyal medya’dan bir kişinin daha refaha kavuştuğunu ben hissettim. Sadece Telegram kullanarak iletişim sağlıyorum. Sosyal medya sitelerinin her biri dedikodu ve haset’in deyim yerindeyse cehennemi. Blog yazılarını takip etmekteyim yazmaya devam et lütfen. 🙂

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.